Sosyal Medya Kullanımı ve Psikoloji Üzerine Etkileri

Sosyal medya, modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Milyonlarca insan her gün Facebook, Instagram, Twitter ve TikTok gibi platformlarda vakit geçiriyor. Bu durum, sosyal medyanın psikolojik etkilerini daha yakından incelemeyi zorunlu hale getiriyor. Bu yazıda, sosyal medya kullanımının psikoloji üzerindeki etkilerini, hem olumlu hem de olumsuz yönleriyle ele alacağız ve bu etkileri nasıl dengeleyebileceğimiz konusunda öneriler sunacağız.

 

Blog'a Geri Dönün

Kağıttan Mobile Pazar Araştırmasının Evrimi

Son 10 yıldır teknolojiyle hiç olmadığımız kadar iç içeyiz. Bu yüzden, hayatımız da teknolojinin çevresinde değişir, gelişir bir halde. Peki, geçmişi yüz yılı aşan pazar araştırması dünyası, teknoloji ile değişen hayatlarımıza ne derece ayak uydurabiliyor?

“Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan… Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan.”

 

Charles Darwin yaklaşık 160 yıl önce yazdığı Türlerin Kökeni kitabında, milyonlarca yıl boyunca değişim geçirerek hayatta kalan canlıları açıkladığı doğal seçilim teorisini oluştururken, bahsettiği değişim onun için doğa koşullarının yönlendirdiği bir durumdu.

Bu teori 2018 yılında, asıl büyük değişimleri yaratanın teknoloji olduğu bir zaman diliminde, durumu hala iyi bir şekilde özetliyor. Değişime adapte olmamak gibi bir seçeneğimiz yok. Adapte olmamamız, bizi doğal seçilimin dışında bırakıyor.Artboard2

Bu doğal seçilim, insanlığın binlerce yıl süren gelişiminden farklı olarak, daha hızlı şekilde, yalnızca on yılda bizlere yeni bir uzuv sağladı, ve bunu sağlayan bu kez doğrudan doğa şartları değil, teknolojiydi. Peki bu yeni uzuv? Tabi ki akıllı telefonlarımız.

Öyle ki, bu yeni uzvumuz olan akıllı telefonları, her gün onlarca defa kontrol ediyoruz. Avrupalılar günde ortalama 48 defa akıllı telefonlarını kontrol ederken, Türkiye’de bu sayı 78, yani Avrupa’nın 1,5 katı. Bu, uyanık kaldığımız süre zarfında her 13 dakikada bir telefon ekranına baktığımız anlamına geliyor. Kısaca, telefonlarımız hayatımızda en çok ilgi gösterdiğimiz şeylerden biri.

Telefonlarımızda en çok zaman harcadığımız yer ise mobil uygulamalar. Akıllı telefonlarımızda harcadığımız zamanın %80’inden fazlasında telefonumuzdaki uygulamaları kullanıyoruz. Bununla beraber, “yalnızca mobil” olan bir neslin yetiştiği bir dönem geçiriyoruz. 

Peki dünyada ve tüketicilerde tüm bu değişim yaşanırken, pazar araştırması yöntemleri buna ne kadar ayak uydurabiliyor?

Dünden Bugüne Pazar Araştırması 

100 yıl içerisinde pazar araştırması dünyası da insan hayatı gibi bir çok değişim geçirdi.

Pazar araştırması, 1920’lerde çoğunluk tarafından kabul edilen bir yöntem olarak hayatımıza girdikten sonra, gelişimini yeni teknik ve metodlarla sürdürdü. 1960’lardan sonra ise, teknolojinin hızla gelişmesiyle beraber kağıtlardan sabit telefonlara, sabit telefonlardan bilgisayarlara, bilgisayarlardan internete, sonrasında da akıllı telefonlara kadar uzanan bir çizgide, yöntemsel bir ilerleme yaşanıyor. 

market_research_timeline
Resmin büyük halini görüntüleyin. 🖼

Pazar araştırmasında bu ilerleyişin gerçekleşmesinin sebebi, insanların hayatlarının değişmesi. İnsanları hep daha iyi anlamaya çalışan pazar araştırması, insanların hayatları ve davranışları değiştiği için, her zaman bir değişim içerisinde. Peki, pazar araştırmasını değişim içinde tutan kriterler neler?

  • Tüketiciler yeni dünyada gün içerisinde çok fazla bilgiye ve mesaja maruz kalıyor. Bu sebeple araştırmanın doğru zamanda, doğru yerde ve ilgileneceği bir içerikle yapılması, tüketicilerden doğru tepkiler alınabilmesi ve kaliteli cevaplar toplanabilmesi adına çok önemli.
  • Markaların, artan rekabet ortamında stratejik risklere çok fazla alanı yok. Bu noktada, kağıt-kalem (PAPI) ve telefon anketleri (CATI), veri doğrulama konusunda yetersiz kalıyor. Yalnızca %10-%30 arası doğrulama imkanı, araştırma verilerinin doğruluğu konusunda şüphe yaratıyor.
  • Tüketiciler test ortamlarında yaşamıyorlar. Onlara evlerinde, işlerinde, markalar ile etkileşime geçecekleri doğal ortamlarında erişmek, doğru iş kararları vermek adına oldukça kritik.
  • Alt segmentlere odaklanmanın önemi gün geçtikçe artarken, hedef kitleye ulaşım zorlaşıyor, granüler hedefleme, eski tip araştırma yöntemleriyle etkili bir şekilde uygulanamıyor. 

charts

Türkiye'de 2013'te %30 olan akıllı telefon sahipliği, 2017'de %77'ye ulaşmış durumda. ABD'nin sahiplik oranının %78 olduğunu düşündüğümüzde, bu oran oldukça yüksek. Tüm insanlık “Mobil Çağı” yaşarken, pazar araştırmasının kağıtlarda yaşaması artık kabul edilemez bir durum.

İçgörüyü anketörler vasıtasıyla aylar süren çalışmalarla değil, tüketicilerin en çok güvendiği, en çok zaman ayırdığı şeyle, akıllı telefonlarıyla edinmemiz gerekli. Dakikalar içinde, gerçek tüketicilere ulaşmamız gerekli.

Çünkü değişime en iyi adapte olabilenler, her zaman ayakta kalanlar olacaklar; markalar da sürdürülebilir bir büyüme için her zaman değişime adapte olabilmenin bir yolunu bulmak zorundalar.

Yeni Dünyada İçgörü Edinmenin Yolu Mobil Araştırma

Mobil araştırma metodolojisi, markalar ile tüketicileri akıllı telefonlar vasıtasıyla bir araya getiriyor. Markalar, akıllı telefonlar sayesinde tüketicilerle direk temas kurabildikleri için, ürünleri, iletişim kampanyaları veya merak ettikleri tüketici davranışları üzerine çok daha hızlı, doğrulanmış ve odaklı içgörülere ulaşabiliyorlar. 

 

Artboard7

Markaların her gün artan hız, doğruluk, esneklik ve içgörü ihtiyaçlarına, mobil araştırma diğer araştırmalara göre daha doğru sonuçlar veriyor.

  • Araştırmalar gerçekleştirilirken doğru zamanda ve doğru yerde, doğru tüketiciye ulaşılabiliyor, bu sayede tüketiciler için organik bir deneyim sunulup, daha doğru içgörülere ulaşılabiliyor.
  • Her an tüketiciler ile birlikte olunabildiği için, mobil araştırma markalara hızlı bir araştırma deneyimi sunuyor. Haftalar ya da aylar süren bir araştırma projesi, mobil araştırma ile saatler ya da günler içinde tamamlanabiliyor.
  • Penetrasyon oranı ve kullanım kolaylığı sayesinde, mobil araştırma yüz binlere hitap edebiliyor, bu kitlenin davranışlarını tanıyabiliyor, bu sayede esnek ve granüler bir hedeflemeyi, normal araştırma hızı ve kalitesinde sunabiliyor.
  • Doğrudan tüketiciye erişim sayesinde, insan kaynaklı söylemsel değişiklikler araştırmanın sonucunu bozmuyor, markaların doğru cevaplara erişebilmesini sağlıyor.

Twentify ile İçgörü Temelli Büyüyün

Pazar araştırmalarınızda mobil ile birlikte, ekibinizin içgörüye erişimini artırabilir, aklınıza takılan sorulara tüketicilerden hızlı cevaplar edinebilir, sürdürülebilir büyüme stratejinizde temele tüketiciyi alarak başarılı çalışmalara imza atabilirsiniz.

Eğer organizasyonunuz içerisinde büyüme odaklı içgörüye erişimi artırmak, yarım milyon tüketiciye saatler içinde ulaşmak ve doğru tüketici davranışlarını anlamak isterseniz, Twentify büyüme odaklı araştırma çözümlerine göz atabilir, başlamak için iletişime geçebilirsiniz.

Ecem Korkmaz
YAZAR HAKKINDA | Ecem Korkmaz
Marketer with 4+ years of corporate experience as an ex-Turkcell. Ecem joined Twentify in the beginning of 2018 as Growth Marketing Manager focusing on current customers.
Son Yazılar

Sosyal Medya Kullanımı ve Psikoloji Üzerine Etkileri

Sosyal medya, modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Milyonlarca insan her gün Facebook, Instagram, Twitter ve TikTok gibi platformlarda va...

Devamını Oku

Blok Zinciri: Dijital Dünyanın Devrimci Teknolojisi

Blok zinciri teknolojisi, Satoshi Nakamoto'nun 2008 yılında yayınladığı Bitcoin makalesinde ortaya atılan bir kavram olmasına rağmen, günümüzde finans...

Devamını Oku

28 Ocak: Dijital Dünyamızda Veri Korumanın Önemine Dair Bir Farkındalık Günü

Günümüzde dijitalleşme, hayatımızın hemen her alanına nüfuz etmiş durumda. Bu sürecin merkezinde ise 'veri' yer alıyor. 28 Ocak Veri Koruma Günü bilin...

Devamını Oku

Uzaktan Çalışmanın Yükselişi: Dijital Göçebelik ve Yeni Çalışma Kültürü

2020 yılında başlayıp günümüzde dahi etkileri süren pandemi, iş dünyasında da köklü değişikliklere sebep oldu. Ofislerden evlere, sabit çalışma saatle...

Devamını Oku